Son günlerde havaların ısınmasını değerlendirecek olursak, sıcak olması normal. Malum, baharı yaşıyoruz. Lakin bir de diğer türlü sıcaklık var. Siyasi sıcaklık. Biz işin bu kısmındayız.
Havalar sıcak, kulisler sıcak, meydanlar sıcak. Ve bu sıcaklık daha da artacak, özellikle siyasi sıcaklığın tavan yapacağı günler yakın. 16 Nisan’da gerçekleşecek olan ‘Halk oylaması’ , elbette sıcaklığı pompalayan etken olacak. Diğer bölgeleri bilmem ama bizim Gebze’de, sıcaklığın sokakları kavuracağını söyleyebilirim.
‘Nasıl anladın?’’ diye sorarsanız, anlatayım…
Bugün, Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker’le ‘’15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı ‘’n da attığımız tur, Köşker’in referanduma yönelik söylemleri, vatandaşlarla olan diyalogları bende bu intibayı bıraktı.
‘’Evet’’ havalar çok daha ısınacak..
Bizimkisi biraz tesadüf oldu. Yeniçarşı’nın başında Köşker’le karşılaşınca takıldım yanına. Baktım ‘tek tabanca’ geziyor. İyi ki de karşılaşmışız.
‘’Kolay gelsin Başkan’’ dedim.. ‘’Hayrola?’’ diye de ekledim.
Öğrendim ki Köşker, SKM programlarının dışında tek başına çalışmaya da başlamış. Fırsat bu fırsat belleyip hem Köşker’in referandum çalışmalarını gözlemek, hem o’nun vatandaşlarla diyaloglarını dinlemek, hem de kafamdaki soruları yöneltmek için düştüm peşine.
Şimdi gözlemlerimi yansıtayım, en son yorumumla noktayı koyarız.
Önce şunu belirteyim: Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker’in sokakta müthiş bir karşılığı var. Tanımayan, selamlaşmayan, el uzatmayan, sarılamayan, derdini anlatmayan yok.
Bilenler bilir ; Yeniçarşı’nın başından Kent Meydanı arası üçyüz metre mesafedir. O mesafeyi abartısız 45 dakikaya aştık. Zira, Köşker’i görüp konuşan, hatıra fotoğraf çektiren, ince nüanslı ‘Evet Başkan’’ mesajlarını verenler ve çocuklarıyla Başkan’ın görüntüsünü almak isteyen annelerin ilgisinden üç dakikalık mesafeyi 45 dakikaya alabildik. Dolaysıyla sormak istediğim soruları ya o an soramıyor, ya da cevaplarımı parça parça alıyordum.
Kent Meydanı’na geldiğimizde Başkan’a rica ettim…
‘’Biraz duralım Başkan. Caminin önü çok kalabalık, konuşmamıza pek imkan olmayabilir, seni gören etrafını saracak. Şu soruma cevap ver.’’
‘’Nedir o soru?’’ dedi.
Sordum: Referandum niçin çok önemli. ‘Evet’ için gece gündüz çalışıyorsun. Neden?
‘’Bak Duayen’’ diyerek söze başladı Köşker ve devam etti: ‘’16 Nisan çok önemli. Ülkemiz için önemli, geleceğimiz için önemli, istiklal ve istikbalimiz için çok önemli, bağımsızlığımız için çok önemli, 15 Temmuz şehitlerimiz için önemli. Güçlü Türkiye için önemli. Demokrasi ve özgürlükler için önemli. İcraat için önemli, meclisin rahat çalışması, koalisyonların olmaması için önemli, ülkemizin istikrarlı bir siyasi yapıda olması ve ekonominin büyümesi için önemli, bürokrasi takozlarının ortadan kalkması için önemli.’’
Evet, Köşker sonu ‘’önemli’ kelimesiyle biten yığınla gerekçe saydı. Tek tek dinledim. Biz ayak üstü konuşurken etrafımız düşündüğüm gibi vatandaşlarla sarılmaya başlanmıştı bile. Aynı açıklamayı vatandaşlara da yapıyordu Köşker. Bir yandan da 12 Mart Pazar günü saat 16.00’da İzmit’te halkla buluşacak olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitingine davet ediyordu.
Toparlayalım…
Bugün Köşker’i çevresine sinerji yayan, kendisini de enerji dolu gördüm. Muhtemelen 16 Nisan’ın ‘’Evetçi’’ kaptanlarından birisi olarak tarihe geçecek. Ve yine muhtemelen, Hasan Soba ve ekibiyle birlikte Gebze’de ‘Evet’ bayrağı dikecek. Hem o duruşu yakaladım, hem de kararlılığı.